حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَبَّاسٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ جَابِرٍ ـ رضى الله عنه ـ جَاءَ أَعْرَابِيٌّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَبَايَعَهُ عَلَى الإِسْلاَمِ، فَجَاءَ مِنَ الْغَدِ مَحْمُومًا، فَقَالَ أَقِلْنِي، فَأَبَى ثَلاَثَ مِرَارٍ، فَقَالَ " الْمَدِينَةُ كَالْكِيرِ، تَنْفِي خَبَثَهَا، وَيَنْصَعُ طَيِّبُهَا ".
Cabir'den nakledildiğine göre bir bedevi Nebi'ye gelerek Müslüman olmak üzere biat etti. Ertesi gün ateşli bir hâlde gelip: ‘Biatımı boz.’ dedi. Nebi onun isteğini üç defa geri çevirdi ve şöyle buyurdu: ‘Medine körük gibidir; pisliğini dışarı atar, temiz olanı ise arındırıp ortaya çıkarır.’