Sünen-i Ebû Dâvûd

4047 numaralı hadis

حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ مَلِكَ الرُّومِ، أَهْدَى إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مُسْتَقَةً مِنْ سُنْدُسٍ فَلَبِسَهَا فَكَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى يَدَيْهِ تَذَبْذَبَانِ ثُمَّ بَعَثَ بِهَا إِلَى جَعْفَرٍ فَلَبِسَهَا ثُمَّ جَاءَهُ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنِّي لَمْ أُعْطِكَهَا لِتَلْبَسَهَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَمَا أَصْنَعُ بِهَا قَالَ أَرْسِلْ بِهَا إِلَى أَخِيكَ النَّجَاشِيِّ ‏.‏

Enes b. Mâlik'den rivayet olunmuştur; dedi ki: Rum kralı, Nebi (s.a.v)'e saf ve ince ipekten, yenleri geniş bir kürk hediye etti de onu giyindi. Ben (hâlâ Nebi Efendimizin) titreşmekte olan yenlerini görüyor gibiyim. Sonra (Hz. Nebi) o kürkü Cafer'e gönderdi. Cafer de onu giyinip Hz. Nebi'nin huzuruna geldi. Nebi (s.a.v) de (ona): "Ben (bunu) giyesin diye vermedim." buyurdu. (Cafer): "Öyleyse onu ne yapayım?" diye sordu. (Nebi s.a.v de): "Onu kardeşin Necâşî'ye gönder." cevabını verdi.

Sunan Abu Dawud 4047