حَدَّثَنَا النُّفَيْلِيُّ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ، عَنْ سَالِمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ جَرَّ ثَوْبَهُ خُيَلاَءَ لَمْ يَنْظُرِ اللَّهُ إِلَيْهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ " . فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ إِنَّ أَحَدَ جَانِبَىْ إِزَارِي يَسْتَرْخِي إِنِّي لأَتَعَاهَدُ ذَلِكَ مِنْهُ . قَالَ " لَسْتَ مِمَّنْ يَفْعَلُهُ خُيَلاَءَ " .
(Salim b. Abdullah'ın) babasından rivayet olunduğuna göre; Resûlullah (s.a.v.): "Elbisesini büyüklük taslayarak (yerlerde) sürü(yüp gezen) kimseye Allah kıyamet gününde (rahmet nazarıyla) bakmayacaktır" buyurmuştur. Bunun üzerine Hz. Ebu Bekir (r.a.): Benim eteğimin bir yanı da (yere) sarkıyor. Oysa ben (elimden geldiğince) onu bundan korumaya dikkat ediyorum, dedi. (Fahr-i Kâinat Efendimiz de): "Sen bunu büyüklenerek yapanlardan değilsin" buyurdu.