حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عِيسَى، حَدَّثَنَا أَبُو جُمَيْعٍ، سَالِمُ بْنُ دِينَارٍ عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَتَى فَاطِمَةَ بِعَبْدٍ قَدْ وَهَبَهُ لَهَا قَالَ وَعَلَى فَاطِمَةَ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهَا ثَوْبٌ إِذَا قَنَّعَتْ بِهِ رَأْسَهَا لَمْ يَبْلُغْ رِجْلَيْهَا وَإِذَا غَطَّتْ بِهِ رِجْلَيْهَا لَمْ يَبْلُغْ رَأْسَهَا فَلَمَّا رَأَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مَا تَلْقَى قَالَ " إِنَّهُ لَيْسَ عَلَيْكِ بَأْسٌ إِنَّمَا هُوَ أَبُوكِ وَغُلاَمُكِ " .
Enes'den rivayet edildiğine göre; Nebi (s.a.v) Fâtıma'ya daha önce kendisine bağışlamış olduğu bir köleyi getirmiş. O sırada Fâtıma'nın üzerinde, başını örtse ayaklarına yetişmeyecek, ayaklarını örtse başına yetişmeyecek kısa bir elbise varmış. Peygamber (s.a.v), kızının karşılaştığı bu durumu görünce: "Bunda senin için bir sakınca yoktur. Seni gören kimselerin birisi babandır, diğeri de kölendir" buyurmuş.