حَدَّثَنَا عَبْدَانُ، عَنْ أَبِي حَمْزَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، قَالَ بَيْنَا أَنَا أَمْشِي، مَعَ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنه ـ فَقَالَ كُنَّا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " مَنِ اسْتَطَاعَ الْبَاءَةَ فَلْيَتَزَوَّجْ، فَإِنَّهُ أَغَضُّ لِلْبَصَرِ وَأَحْصَنُ لِلْفَرْجِ، وَمَنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَعَلَيْهِ بِالصَّوْمِ، فَإِنَّهُ لَهُ وِجَاءٌ ".
Alkame'den nakledildiğine göre Abdullah İbn Mesud ile birlikte yürürken Abdullah şöyle dedi: Nebi ile birlikteydik. Nebi şöyle buyurdu: "Evlenmeye gücü yeten evlensin. Çünkü evlilik gözü daha çok sakındırır ve iffeti daha iyi korur. Gücü yetmeyen ise oruç tutsun. Çünkü oruç onun için şehveti kıran bir kalkandır."