حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ، حَدَّثَنَا ابْنُ إِدْرِيسَ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ أَبْجَرَ، عَنْ إِيَادِ بْنِ لَقِيطٍ، عَنْ أَبِي رِمْثَةَ، فِي هَذَا الْخَبَرِ قَالَ فَقَالَ لَهُ أَبِي أَرِنِي هَذَا الَّذِي بِظَهْرِكَ فَإِنِّي رَجُلٌ طَبِيبٌ . قَالَ " اللَّهُ الطَّبِيبُ بَلْ أَنْتَ رَجُلٌ رَفِيقٌ طَبِيبُهَا الَّذِي خَلَقَهَا " .
Bize Muhammed b. el-Alâ haber verdi. Bize İbn İdris haber verdi. İbn İdris, “İbn Ebcer'den işittim” diyerek haber verdi. İbn Ebcer, İyad b. Lekît'ten, o da Ebû Rimse'den bu haberi rivayet edip şöyle dedi: Babam Resûlullah (s.a.v.)'e, “Bana sırtındaki nübüvvet mührünü göster; ben tabibim” dedi. Resûlullah (s.a.v.), “Tabip Allah'tır; bilakis sen şefkatli bir adamsın. Onun tabibi, onu yaratandır” buyurdu.