حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ زَيْدِ بْنِ وَهْبٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَبْدِ رَبِّ الْكَعْبَةِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ بَايَعَ إِمَامًا فَأَعْطَاهُ صَفْقَةَ يَدِهِ وَثَمَرَةَ قَلْبِهِ فَلْيُطِعْهُ مَا اسْتَطَاعَ فَإِنْ جَاءَ آخَرُ يُنَازِعُهُ فَاضْرِبُوا رَقَبَةَ الآخَرِ " . قُلْتُ أَنْتَ سَمِعْتَ هَذَا مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ سَمِعَتْهُ أُذُنَاىَ وَوَعَاهُ قَلْبِي . قُلْتُ هَذَا ابْنُ عَمِّكَ مُعَاوِيَةُ يَأْمُرُنَا أَنْ نَفْعَلَ وَنَفْعَلَ . قَالَ أَطِعْهُ فِي طَاعَةِ اللَّهِ وَاعْصِهِ فِي مَعْصِيَةِ اللَّهِ .
Abdullah b. Amr'dan (r.a.); Rasûlullah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Bir imama biat edip de ona elinin safkasını ve kalbinin semeresini veren, gücü yettiğince ona itaat etsin. Eğer bir başkası çıkıp o imamla çekişirse, diğerinin boynunu vurunuz." Abdurrahman b. Abdi Rabbi'l-Kâbe der ki: İbn Amr'a: "Bunu sen bizzat Rasûlullah'tan mı işittin?" dedim. "Onu kulaklarım duydu ve kalbim hıfzetti." dedi. "Senin şu amcan oğlu Muâviye bize şunu ve şunu yapmamızı emrediyor." dedim. "Allah'a itaat konusunda ona itaat et, fakat Allah'a isyan konusunda ona karşı gel." dedi.