حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَمْرٍو، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ مُبَارَكٍ، حَدَّثَنَا صَدَقَةُ بْنُ خَالِدٍ، أَوْ غَيْرُهُ قَالَ قَالَ خَالِدُ بْنُ دِهْقَانَ سَأَلْتُ يَحْيَى بْنَ يَحْيَى الْغَسَّانِيَّ عَنْ قَوْلِهِ " اعْتَبَطَ بِقَتْلِهِ " . قَالَ الَّذِينَ يُقَاتِلُونَ فِي الْفِتْنَةِ فَيَقْتُلُ أَحَدُهُمْ فَيَرَى أَنَّهُ عَلَى هُدًى لاَ يَسْتَغْفِرُ اللَّهَ - يَعْنِي - مِنْ ذَلِكَ . قَالَ أَبُو دَاوُدَ وَقَالَ فَاعْتَبَطَ يَصُبُّ دَمَهُ صَبًّا .
Hâlid b. Dihkân şöyle demiştir: Yahya b. Yahya el-Gassânî'ye, "Onu öldürmekle sevinç duydu" sözünün manasını sordum. Şöyle dedi: "Bunlar fitne sırasında savaşan kimselerdir. Onlardan biri birini öldürür ve kendisinin doğru yolda olduğunu düşünerek bundan dolayı Allah'tan bağışlanma dilemez." Ebû Dâvûd dedi ki: "Fea'tebata" sözü, "Onun kanını döktü" demektir.