حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ سِمَاكِ بْنِ حَرْبٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِمَاعِزِ بْنِ مَالِكٍ " أَحَقٌّ مَا بَلَغَنِي عَنْكَ " . قَالَ وَمَا بَلَغَكَ عَنِّي قَالَ " بَلَغَنِي عَنْكَ أَنَّكَ وَقَعْتَ عَلَى جَارِيَةِ بَنِي فُلاَنٍ " . قَالَ نَعَمْ . فَشَهِدَ أَرْبَعَ شَهَادَاتٍ فَأَمَرَ بِهِ فَرُجِمَ .
İbn Abbas (r.anhumâ) şöyle demiştir: Rasulullah (s.a.v.), Mâiz b. Malik'e, "Senden bana gelen haber gerçek mi?" diye sordu. Mâiz, "Benden sana ne ulaştı?" dedi. Rasulullah (s.a.v.), "Bana, senin filân oğullarının cariyesi ile cinsî temasta bulunduğun haberi geldi" dedi. Mâiz, "Evet" dedi ve dört kez şahitlik etti. Bunun üzerine Rasulullah (s.a.v.) emretti ve Mâiz recmedildi.