قَالَ أَبُو دَاوُدَ حُدِّثْتُ عَنْ عَبْدِ الصَّمَدِ بْنِ عَبْدِ الْوَارِثِ، قَالَ حَدَّثَنَا زَكَرِيَّا بْنُ سُلَيْمٍ، بِإِسْنَادِهِ نَحْوَهُ زَادَ ثُمَّ رَمَاهَا بِحَصَاةٍ مِثْلَ الْحُمُّصَةِ ثُمَّ قَالَ " ارْمُوا وَاتَّقُوا الْوَجْهَ " . فَلَمَّا طَفِئَتْ أَخْرَجَهَا فَصَلَّى عَلَيْهَا وَقَالَ فِي التَّوْبَةِ نَحْوَ حَدِيثِ بُرَيْدَةَ .
Ebû Davud şöyle dedi: Bana Abdussamed b. Abdil-Vâris'ten anlatıldı. Bize Zekeriyyâ b. Süleym, aynı isnâdla yukarıdaki (4443.) hadisin benzerini rivayet etti. Rivayetinde şunu ilâve etti: (Rasulullah) sonra o kadına nohut gibi bir taş attı. Sonra da: "Atınız, yüzden sakınınız" dedi. Kadın ölünce de onu çıkarttı ve namazını kıldı. Tevbe konusunda da Bureyde hadisindeki gibi söyledi.