حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ الْحَذَّاءُ، عَنِ الْحَسَنِ، فِي قَوْلِهِ تَعَالَى { وَلِذَلِكَ خَلَقَهُمْ } قَالَ خَلَقَ هَؤُلاَءِ لِهَذِهِ وَهَؤُلاَءِ لِهَذِهِ .
Halid el-Hazzâ, Hasan-ı Basrî'nin "Zaten (Allah) onları bunun için yaratmıştır." [Hûd 119] ayet-i kerimesini, "Şunlar (yani mü'minler) şunun için (cennet için), şunlar da (yani kâfirler) şunun için (cehennem için) yaratıldılar." şeklinde açıkladığını söylemiştir.