حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدٍ، أَنَّ مُحَمَّدَ بْنَ ثَوْرٍ، حَدَّثَهُمْ عَنْ مَعْمَرٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنِ الْمِسْوَرِ بْنِ مَخْرَمَةَ، قَالَ خَرَجَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم زَمَنَ الْحُدَيْبِيَةِ فَذَكَرَ الْحَدِيثَ . قَالَ فَأَتَاهُ - يَعْنِي عُرْوَةَ بْنَ مَسْعُودٍ - فَجَعَلَ يُكَلِّمُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَكُلَّمَا كَلَّمَهُ أَخَذَ بِلِحْيَتِهِ وَالْمُغِيرَةُ بْنُ شُعْبَةَ قَائِمٌ عَلَى رَأْسِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَمَعَهُ السَّيْفُ وَعَلَيْهِ الْمِغْفَرُ فَضَرَبَ يَدَهُ بِنَعْلِ السَّيْفِ وَقَالَ أَخِّرْ يَدَكَ عَنْ لِحْيَتِهِ . فَرَفَعَ عُرْوَةُ رَأْسَهُ فَقَالَ مَنْ هَذَا قَالُوا الْمُغِيرَةُ بْنُ شُعْبَةَ .
el-Misver b. Mahreme'den (rivayet edildiğine göre) dedi ki: "Nebi (s.a.v.) Hudeybiye (sulhu) yılında (Kâbe'yi tavaf etmek üzere yola) çıkmıştı." (el-Misver sözlerine devam ederek Hudeybiye sulhu ile ilgili) hadisi rivayet etti ve şöyle dedi: (Müslüman askerler Hudeybiye'de Hz. Peygamber'le birlikte bulundukları sırada) Urve İbn Mes'ud, Hz. Nebi'ye gelip onunla konuşmaya başladı. Konuşurken Hz. Nebi'nin sakalını tutuyordu. el-Muğire b. Şu'be de (o sırada muhafız olarak Hz. Peygamber'in) başında, kılıcı ve miğferiyle birlikte dikiliyordu. (Urve'nin Hz. Peygamber'in sakalını tuttuğunu görünce) kılıcının (kınının) alt tarafını (alt ucunu) onun eline vurup: "Elini onun sakalından çek!" dedi. Bunun üzerine Urve başını kaldırıp: "Bu da kim?" dedi. "Muğire İbn Şu'be'dir." dediler.