قَالَ أَبُو دَاوُدَ قُرِئَ عَلَى الْحَارِثِ بْنِ مِسْكِينٍ وَأَنَا أَسْمَعُ، أَخْبَرَكَ يُوسُفُ بْنُ عَمْرٍو، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، قَالَ سَمِعْتُ مَالِكًا، قِيلَ لَهُ إِنَّ أَهْلَ الأَهْوَاءِ يَحْتَجُّونَ عَلَيْنَا بِهَذَا الْحَدِيثِ . قَالَ مَالِكٌ احْتَجَّ عَلَيْهِمْ بِآخِرِهِ . قَالُوا أَرَأَيْتَ مَنْ يَمُوتُ وَهُوَ صَغِيرٌ قَالَ " اللَّهُ أَعْلَمُ بِمَا كَانُوا عَامِلِينَ " .
Ebu Davud der ki: (Bir önceki 4714. hadis) Haris b. Miskin'e okundu. Ben de dinliyordum. Kendisine Yusuf b. Amr haber verdi; bize İbn Vehb haber verdi. İbn Vehb şöyle dedi: Ben, Malik'e, "Ehl-i hevâ şu hadisi bizim aleyhimize delil getiriyorlar." denildiğini ve Malik'in de, "Hadisin son tarafını onların aleyhine delil getir." dediğini işittim. Onlar, "Küçükken ölenler hakkında ne buyurursunuz?" dediler. O da, "Allah onların ne işleyeceklerini en iyi bilendir." buyurdu.