حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ حَمْزَةَ، حَدَّثَنِي ابْنُ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ يَزِيدَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ خَبَّابٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " لاَ تُوَاصِلُوا، فَأَيُّكُمْ أَرَادَ أَنْ يُوَاصِلَ فَلْيُوَاصِلْ حَتَّى السَّحَرِ ". قَالُوا فَإِنَّكَ تُوَاصِلُ، يَا رَسُولَ اللَّهِ. قَالَ " لَسْتُ كَهَيْئَتِكُمْ، إِنِّي أَبِيتُ لِي مُطْعِمٌ يُطْعِمُنِي وَسَاقٍ يَسْقِينِ ".
Ebu Said el-Hudri'den nakledildiğine göre Allah'ın Resulü'nün şöyle buyurduğunu işitti: "Visal orucu tutmayın. Sizden biri visal orucu tutmak isterse seher vaktine kadar tutsun." Sahabiler, "Sen visal orucu tutuyorsun, ey Allah'ın Resulü." dediler. Bunun üzerine, "Ben sizin durumunuzda değilim. Beni doyuran ve bana içiren biri olduğu hâlde gecelerim." buyurdu.