حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ، - يَعْنِي الْحِمَّانِيَّ - حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ مُسْلِمٍ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، رضى الله عنها قَالَتْ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا بَلَغَهُ عَنِ الرَّجُلِ الشَّىْءُ لَمْ يَقُلْ مَا بَالُ فُلاَنٍ يَقُولُ وَلَكِنْ يَقُولُ " مَا بَالُ أَقْوَامٍ يَقُولُونَ كَذَا وَكَذَا " .
Hz. Aişe'den rivayet edilmiştir: Nebi (s.a.v.)'e bir kimseden hoşa gitmeyen bir söz erişecek olursa, onun ismini anmış olmamak için, "Falan isimli kişiye ne oluyor da böyle diyor?" demezdi de, "Bu insanlara ne oluyor da böyle böyle konuşuyorlar?" derdi.