حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ، أَخْبَرَنَا هَارُونُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا عَلِيٌّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو سَلَمَةَ، قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ دَخَلَ عَلَىَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ الْحَدِيثَ يَعْنِي " إِنَّ لِزَوْرِكَ عَلَيْكَ حَقًّا، وَإِنَّ لِزَوْجِكَ عَلَيْكَ حَقًّا ". فَقُلْتُ وَمَا صَوْمُ دَاوُدَ قَالَ " نِصْفُ الدَّهْرِ ".
Abdullah İbn Amr İbnü'l-As'tan nakledildiğine göre şöyle dedi: Allah'ın Resulü yanıma girdi ve hadisi anlattı. Yani, "Seni ziyaret edenin senin üzerinde hakkı vardır. Eşinin de senin üzerinde hakkı vardır." buyurdu. Ben, "Davud'un orucu nasıldır?" diye sordum. "Yılın yarısıdır." buyurdu.