حَدَّثَنَا ابْنُ السَّرْحِ، وَمَخْلَدُ بْنُ خَالِدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، قَالَ حَدَّثَنِي مَنْ، سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ أَبُو الْقَاسِمِ صلى الله عليه وسلم " إِذَا كَانَ أَحَدُكُمْ فِي الشَّمْسِ " . وَقَالَ مَخْلَدٌ " فِي الْفَىْءِ " . " فَقَلَصَ عَنْهُ الظِّلُّ وَصَارَ بَعْضُهُ فِي الشَّمْسِ وَبَعْضُهُ فِي الظِّلِّ فَلْيَقُمْ " .
Ebu Hureyre (r.a.), Rasûlullah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğunu söylemiştir: "Biriniz güneşte iken - Mahled bu cümleyi 'gölgede iken' diye rivayet etti - kendisinden gölge çekilip bir kısmı güneşte, bir kısmı da gölgede kalacak olursa hemen oradan kalksın. (Her tarafı güneş ya da her tarafı gölge olan yere gidip oraya otursun.)"