حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، وَأَحْمَدُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ مُوسَى، مَرْدَوَيْهِ قَالاَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنْ أَشْعَثَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُغَفَّلٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى أَنْ يَبُولَ الرَّجُلُ فِي مُسْتَحَمِّهِ . وَقَالَ " إِنَّ عَامَّةَ الْوَسْوَاسِ مِنْهُ " . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ رَجُلٍ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ غَرِيبٌ لاَ نَعْرِفُهُ مَرْفُوعًا إِلاَّ مِنْ حَدِيثِ أَشْعَثَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ وَيُقَالُ لَهُ أَشْعَثُ الأَعْمَى . وَقَدْ كَرِهَ قَوْمٌ مِنْ أَهْلِ الْعِلْمِ الْبَوْلَ فِي الْمُغْتَسَلِ وَقَالُوا عَامَّةُ الْوَسْوَاسِ مِنْهُ . وَرَخَّصَ فِيهِ بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنْهُمُ ابْنُ سِيرِينَ وَقِيلَ لَهُ إِنَّهُ يُقَالُ إِنَّ عَامَّةَ الْوَسْوَاسِ مِنْهُ فَقَالَ رَبُّنَا اللَّهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ . وَقَالَ ابْنُ الْمُبَارَكِ قَدْ وُسِّعَ فِي الْبَوْلِ فِي الْمُغْتَسَلِ إِذَا جَرَى فِيهِ الْمَاءُ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدَّثَنَا بِذَلِكَ أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ الآمُلِيُّ عَنْ حِبَّانَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْمُبَارَكِ .
Abdullah b. Muğaffel (radıyallahü anh)’den aktarıldığına göre Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), kişinin yıkandığı yere idrarını yapmasını yasaklamış ve şöyle buyurmuştur: “Vesvesenin çoğu bundan kaynaklanır.” Bu konuda Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashâbından bir kişiden de rivâyet vardır. Bu hadis gariptir. Onu merfû olarak yalnızca A‘meş diye de anılan Eş‘as b. Abdullah’ın rivâyetinden biliyoruz. İlim sahiplerinden bir topluluk yıkanılan yere idrar yapmayı hoş görmemiş ve “Vesvesenin çoğu bundan kaynaklanır” demiştir. İlim sahiplerinden bazıları ise buna izin vermiştir. İbn Sîrîn bunlardan biridir. Kendisine, “Vesvesenin çoğunun bundan kaynaklandığı söyleniyor” denilince, “Rabbimiz Allah’tır; O’nun ortağı yoktur” demiştir. İbnü’l-Mübârek de şöyle demiştir: “Yıkanılan yerde su akıp gidiyorsa oraya idrar yapmaya izin verilmiştir.” Ebû Îsâ, bunu bize Ahmed b. Abde el-Âmülî’nin, Hibbân aracılığıyla Abdullah b. Mübârek’ten rivâyet ettiğini söylemiştir.