حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا بَكْرُ بْنُ مُضَرَ، عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَقِيلٍ، عَنِ الرُّبَيِّعِ بِنْتِ مُعَوِّذِ بْنِ عَفْرَاءَ، أَنَّهَا رَأَتِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَتَوَضَّأُ قَالَتْ مَسَحَ رَأْسَهُ وَمَسَحَ مَا أَقْبَلَ مِنْهُ وَمَا أَدْبَرَ وَصُدْغَيْهِ وَأُذُنَيْهِ مَرَّةً وَاحِدَةً. قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ عَلِيٍّ وَجَدِّ طَلْحَةَ بْنِ مُصَرِّفِ بْنِ عَمْرٍو. قَالَ أَبُو عِيسَى وَحَدِيثُ الرُّبَيِّعِ حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ. وَقَدْ رُوِيَ مِنْ غَيْرِ وَجْهٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ مَسَحَ بِرَأْسِهِ مَرَّةً. وَالْعَمَلُ عَلَى هَذَا عِنْدَ أَكْثَرِ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَمَنْ بَعْدَهُمْ. وَبِهِ يَقُولُ جَعْفَرُ بْنُ مُحَمَّدٍ وَسُفْيَانُ الثَّوْرِيُّ وَابْنُ الْمُبَارَكِ وَالشَّافِعِيُّ وَأَحْمَدُ وَإِسْحَاقُ رَأَوْا مَسْحَ الرَّأْسِ مَرَّةً وَاحِدَةً. حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مَنْصُورٍ الْمَكِّيُّ قَالَ سَمِعْتُ سُفْيَانَ بْنَ عُيَيْنَةَ يَقُولُ سَأَلْتُ جَعْفَرَ بْنَ مُحَمَّدٍ عَنْ مَسْحِ الرَّأْسِ أَيُجْزِئُ مَرَّةً فَقَالَ إِي وَاللَّهِ.
Rübeyyi’ bint Muavviz b. Afrâ (radıyallahü anha)’dan rivâyet edildiğine göre, o bir sefer Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i abdest alırken gördü ve şöyle dedi: “Ön ve arka kısımlarıyla başını, şakaklarını ve kulaklarını bir sefer meshetti.” (Ebû Dâvûd, Tahara: 60; İbn Mâce, Tahara: 51) Bu konuda Ali ve Talha b. Musarrif b. Amr’ın dedesinden de hadis rivâyet edilmiştir. Rübeyyi’ hadisi hasen sahihtir. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’den başka yollarla “Başını bir kere meshetti” rivâyeti de gelmiştir. Sahabe ve onlardan sonraki ilim ehlinin çoğunluğu bu hadisle amel etmiştir. Cafer b. Muhammed, Süfyân es-Sevrî, İbnü’l-Mübârek, Şâfiî, Ahmed ve İshâk başın bir sefer meshedilmesi görüşündedirler. Muhammed b. Mansur el-Mekkî anlatmıştır: Süfyân b. Uyeyne’den işittim, şöyle demiştir: Cafer b. Muhammed’e başı mesh etme konusunda, “Bir kere kâfi gelir mi?” dedim. “Evet, vallahi” dedi.