حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ عِمْرَانَ الثَّعْلَبِيُّ الْكُوفِيُّ، حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ حُبَابٍ، عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ صَالِحٍ، عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ يَزِيدَ الدِّمَشْقِيِّ، عَنْ أَبِي إِدْرِيسَ الْخَوْلاَنِيِّ، وَأَبِي عُثْمَانَ عَنْ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ تَوَضَّأَ فَأَحْسَنَ الْوُضُوءَ ثُمَّ قَالَ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ اللَّهُمَّ اجْعَلْنِي مِنَ التَّوَّابِينَ وَاجْعَلْنِي مِنَ الْمُتَطَهِّرِينَ فُتِحَتْ لَهُ ثَمَانِيَةُ أَبْوَابِ الْجَنَّةِ يَدْخُلُ مِنْ أَيِّهَا شَاءَ " . قَالَ أَبُو عِيسَى وَفِي الْبَابِ عَنْ أَنَسٍ وَعُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ عُمَرَ قَدْ خُولِفَ زَيْدُ بْنُ حُبَابٍ فِي هَذَا الْحَدِيثِ . قَالَ وَرَوَى عَبْدُ اللَّهِ بْنُ صَالِحٍ وَغَيْرُهُ عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ صَالِحٍ عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ يَزِيدَ عَنْ أَبِي إِدْرِيسَ عَنْ عُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ عَنْ عُمَرَ . وَعَنْ رَبِيعَةَ عَنْ أَبِي عُثْمَانَ عَنْ جُبَيْرِ بْنِ نُفَيْرٍ عَنْ عُمَرَ . وَهَذَا حَدِيثٌ فِي إِسْنَادِهِ اضْطِرَابٌ وَلاَ يَصِحُّ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي هَذَا الْبَابِ كَبِيرُ شَيْءٍ . قَالَ مُحَمَّدٌ وَأَبُو إِدْرِيسَ لَمْ يَسْمَعْ مِنْ عُمَرَ شَيْئًا .
Ömer b. Hattâb (radıyallahü anh)’den rivâyet edilmiştir. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Kim abdestini güzelce alır ve sonunda, ‘Eşhedü en lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlühû. Allahümmec‘alnî minettevvâbîne vec‘alnî minel mutetahhirîn.’ Ben inanır ve şâhitlik ederim ki Allah’tan başka ilâh yoktur. O’nun ortağı da yoktur. Yine inanırım ki Muhammed O’nun kulu ve Peygamberidir. Allah’ım! Beni çokça tevbe edenlerden ve tertemiz olanlardan eyle, derse kendisine Cennetin sekiz kapısı açılır ve dilediği kapıdan içeri girer.” Bu konuda Enes ve Ukbe b. Âmir’den de rivâyet vardır. Ömer’in bu hadisinde Zeyd b. Hubâb’a muhalefet edilmiştir. Abdullah b. Sâlih ve başkaları bu hadisi Muâviye b. Sâlih’ten, o Rebîa b. Yezîd’den, o Ebû İdris’ten, o Ukbe b. Âmir’den, o da Ömer’den rivâyet etmişlerdir. Ayrıca Rebîa’dan, o Ebû Osman’dan, o Cübeyr b. Nüfeyr’den, o da Ömer’den rivâyet edilmiştir. Bu, senedinde karışıklık bulunan bir hadistir. Bu konuda Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den sahih olarak fazla bir şey rivâyet edilmemiştir. Muhammed, “Ebû İdris, Ömer’den hiçbir şey işitmemiştir” demiştir.