حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ مَرْثَدٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَتَوَضَّأُ لِكُلِّ صَلاَةٍ فَلَمَّا كَانَ عَامُ الْفَتْحِ صَلَّى الصَّلَوَاتِ كُلَّهَا بِوُضُوءٍ وَاحِدٍ وَمَسَحَ عَلَى خُفَّيْهِ . فَقَالَ عُمَرُ إِنَّكَ فَعَلْتَ شَيْئًا لَمْ تَكُنْ فَعَلْتَهُ . قَالَ " عَمْدًا فَعَلْتُهُ " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَرَوَى هَذَا الْحَدِيثَ عَلِيُّ بْنُ قَادِمٍ عَنْ سُفْيَانَ الثَّوْرِيِّ وَزَادَ فِيهِ " تَوَضَّأَ مَرَّةً مَرَّةً " . قَالَ وَرَوَى سُفْيَانُ الثَّوْرِيُّ هَذَا الْحَدِيثَ أَيْضًا عَنْ مُحَارِبِ بْنِ دِثَارٍ عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ بُرَيْدَةَ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَتَوَضَّأُ لِكُلِّ صَلاَةٍ . وَرَوَاهُ وَكِيعٌ عَنْ سُفْيَانَ عَنْ مُحَارِبِ بْنِ دِثَارٍ عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ بُرَيْدَةَ عَنْ أَبِيهِ . قَالَ وَرَوَاهُ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ وَغَيْرُهُ عَنْ سُفْيَانَ عَنْ مُحَارِبِ بْنِ دِثَارٍ عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ بُرَيْدَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مُرْسَلاً وَهَذَا أَصَحُّ مِنْ حَدِيثِ وَكِيعٍ . وَالْعَمَلُ عَلَى هَذَا عِنْدَ أَهْلِ الْعِلْمِ أَنَّهُ يُصَلِّي الصَّلَوَاتِ بِوُضُوءٍ وَاحِدٍ مَا لَمْ يُحْدِثْ وَكَانَ بَعْضُهُمْ يَتَوَضَّأُ لِكُلِّ صَلاَةٍ اسْتِحْبَابًا وَإِرَادَةَ الْفَضْلِ . وَيُرْوَى عَنِ الإِفْرِيقِيِّ عَنْ أَبِي غُطَيْفٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ تَوَضَّأَ عَلَى طُهْرٍ كَتَبَ اللَّهُ لَهُ بِهِ عَشْرَ حَسَنَاتٍ " . وَهَذَا إِسْنَادٌ ضَعِيفٌ . وَفِي الْبَابِ عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم صَلَّى الظُّهْرَ وَالْعَصْرَ بِوُضُوءٍ وَاحِدٍ .
Süleyman b. Büreyde’nin babasından (radıyallahü anh) rivâyete göre: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) her namaz için abdest alırdı. Mekke fethi günü bütün namazları tek bir abdestle kıldı ve mestlerinin üzerine mesh etmişti.” Bunun üzerine Ömer (radıyallahü anh): “Bugüne kadar yapmadığını yaptın!” deyince: “Bunu bilerek yaptım ya Ömer!” buyurmuşlardır. (Müslim, Tahara: 25; Nesâî, Tahara: 100) Bu hadis hasen sahihtir. Ali b. Kâdim, Süfyân es-Sevrî’den bu hadisi şu ilaveyi yaparak rivâyet etmektedir: “Abdest organlarını birer sefer yıkayarak.” Süfyân es-Sevrî aynı şekilde bu hadisi, Muhârib b. Disâr’dan ve Süleyman b. Büreyde’den rivâyet ederek: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) her namaz için abdest alırdı” demektedir. Vekî’, Süfyân’dan, o Muhârib b. Disâr’dan, o Süleyman b. Büreyde’den, o da babasından aynı hadisi rivâyet etti. Abdurrahman b. Mehdî ve başkaları; Süfyân’dan, o Muhârib b. Disâr’dan, o da Süleyman b. Büreyde’den bu hadisi mürsel olarak rivâyet etmiştir ki bu, Vekî’in hadisinden daha sahihtir. İlim sahipleri uygulamalarını bu hadise göre yaparlar. Abdest bozulmadıkça namazlar bir abdestle kılınır. Bir kısmı da sevabını umarak her namaz için abdest almayı müstehab görürler. İfrikî, Ebû Gutayf vasıtasıyla İbn Ömer’den, Rasûlüllah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu rivâyet etmiştir: “Her kim abdesti bozulmadan tekrar abdest alırsa Allah ona bununla on sevap yazar.” Bu hadisin isnadı zayıftır. Bu konuda Câbir b. Abdillah’tan: “Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), öğle ve ikindi namazlarını tek abdestle kıldı” şeklinde rivâyet edilmiştir.