حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عَبَّادِ بْنِ تَمِيمٍ، عَنْ عَمِّهِ، قَالَ شُكِيَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم الرَّجُلُ يَجِدُ فِي الصَّلاَةِ شَيْئًا، أَيَقْطَعُ الصَّلاَةَ قَالَ " لاَ، حَتَّى يَسْمَعَ صَوْتًا أَوْ يَجِدَ رِيحًا ". وَقَالَ ابْنُ أَبِي حَفْصَةَ عَنِ الزُّهْرِيِّ لاَ وُضُوءَ إِلاَّ فِيمَا وَجَدْتَ الرِّيحَ أَوْ سَمِعْتَ الصَّوْتَ.
Abbad İbn Temim'in amcasından nakledildiğine göre Nebi'ye, namazda bir şey hissettiğini sanan kimsenin namazını bozup bozmaması soruldu. Nebi şöyle buyurdu: "Hayır; bir ses işitinceye veya bir koku duyuncaya kadar namazını terk etmesin." Zühri şöyle demiştir: Bir koku duymadıkça veya bir ses işitmedikçe abdest gerekmez.