حَدَّثَنَا هَنَّادٌ، حَدَّثَنَا مُلاَزِمُ بْنُ عَمْرٍو، حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بَدْرٍ، عَنْ قَيْسِ بْنِ طَلْقِ بْنِ عَلِيٍّ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " لاَ وِتْرَانِ فِي لَيْلَةٍ " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ . وَاخْتَلَفَ أَهْلُ الْعِلْمِ فِي الَّذِي يُوتِرُ مِنْ أَوَّلِ اللَّيْلِ ثُمَّ يَقُومُ مِنْ آخِرِهِ فَرَأَى بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَمَنْ بَعْدَهُمْ نَقْضَ الْوِتْرِ وَقَالُوا يُضِيفُ إِلَيْهَا رَكْعَةً وَيُصَلِّي مَا بَدَا لَهُ ثُمَّ يُوتِرُ فِي آخِرِ صَلاَتِهِ لأَنَّهُ " لاَ وِتْرَانِ فِي لَيْلَةٍ " . وَهُوَ الَّذِي ذَهَبَ إِلَيْهِ إِسْحَاقُ . وَقَالَ بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَغَيْرِهِمْ إِذَا أَوْتَرَ مِنْ أَوَّلِ اللَّيْلِ ثُمَّ نَامَ ثُمَّ قَامَ مِنْ آخِرِ اللَّيْلِ فَإِنَّهُ يُصَلِّي مَا بَدَا لَهُ وَلاَ يَنْقُضُ وِتْرَهُ وَيَدَعُ وِتْرَهُ عَلَى مَا كَانَ . وَهُوَ قَوْلُ سُفْيَانَ الثَّوْرِيِّ وَمَالِكِ بْنِ أَنَسٍ وَابْنِ الْمُبَارَكِ وَالشَّافِعِيِّ وَأَهْلِ الْكُوفَةِ وَأَحْمَدَ . وَهَذَا أَصَحُّ لأَنَّهُ قَدْ رُوِيَ مِنْ غَيْرِ وَجْهٍ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَدْ صَلَّى بَعْدَ الْوِتْرِ .
Talk b. Ali (r.a.)’den rivâyete göre şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)’den işittim, buyurdular ki: “Bir gecede iki kere vitr namazı kılınmaz.” Tirmîzî: Bu hadis hasen garibtir. İlim adamları, gecenin öncesinde vitri kılıp sonra gece namazı için kalkan kimsenin durumu hakkında değişik görüşler ortaya koydular. Rasûlullah (s.a.v.)’in ashabı ve daha sonrakilerden bir kısmı, bu durumdaki kimsenin vitr namazını bozması gerektiğini söylediler ve şöyle dediler: Gecenin öncesinde kıldığı vitr namazına bir rek’at ilave eder, sonra dilediği kadar gece namazı kılar, daha sonra namazının sonunda vitr namazını kılar. Çünkü bir gecede iki vitr kılınmaz. İshâk bu görüştedir. Rasûlullah (s.a.v.)’in ashabı ve diğer bazı ilim adamları ise şöyle dediler: Gecenin öncesinde vitr namazı kılan kimse uyur, sonra gecenin sonunda kalkarsa dilediği kadar namaz kılar, vitrini bozmaz ve önceki kıldığı vitr namazını olduğu gibi bırakır. Süfyân es-Sevrî, Mâlik b. Enes, İbnü’l-Mübârek, Şâfiî, Kûfeliler ve Ahmed bu görüştedir. Bu görüş daha sahihtir. Çünkü Rasûlullah (s.a.v.)’in vitr namazından sonra namaz kıldığı değişik rivâyetlerle bize ulaşmıştır.