حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنْ عُبَيْدَةَ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كُنَّا نَحِيضُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ نَطْهُرُ فَيَأْمُرُنَا بِقَضَاءِ الصِّيَامِ وَلاَ يَأْمُرُنَا بِقَضَاءِ الصَّلاَةِ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ . وَقَدْ رُوِيَ عَنْ مُعَاذَةَ عَنْ عَائِشَةَ أَيْضًا . وَالْعَمَلُ عَلَى هَذَا عِنْدَ أَهْلِ الْعِلْمِ لاَ نَعْلَمُ بَيْنَهُمُ اخْتِلاَفًا أَنَّ الْحَائِضَ تَقْضِي الصِّيَامَ وَلاَ تَقْضِي الصَّلاَةَ . قَالَ أَبُو عِيسَى وَعُبَيْدَةُ هُوَ ابْنُ مُعَتِّبٍ الضَّبِّيُّ الْكُوفِيُّ يُكْنَى أَبَا عَبْدِ الْكَرِيمِ .
Âişe (radıyallahu anhâ)’dan rivâyete göre şöyle demiştir: “Rasûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) zamanında hayız görür, sonra temizlenirdik. Bize orucu kaza etmemizi emreder, namazı kaza etmemizi emretmezdi.” Tirmizî: Bu hadis hasendir. Muâze yoluyla Âişe’den de rivâyet edilmiştir. İlim adamları bu hadisle amel ederler. Hayızlı kadının orucu kaza edip namazı kaza etmemesi konusunda aralarında bir görüş ayrılığı olduğunu bilmiyoruz. Ubeyde, İbn Muattıb ed-Dabbî el-Kûfî’dir. “Ebû Abdülkerîm” diye künyelenir.