Tirmizî

828 numaralı hadis

حَدَّثَنَا هَنَّادٌ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَيَّاشٍ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ غَزِيَّةَ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَا مِنْ مُسْلِمٍ يُلَبِّي إِلاَّ لَبَّى مَنْ عَنْ يَمِينِهِ أَوْ عَنْ شِمَالِهِ مِنْ حَجَرٍ أَوْ شَجَرٍ أَوْ مَدَرٍ حَتَّى تَنْقَطِعَ الأَرْضُ مِنْ هَا هُنَا وَهَا هُنَا ‏"‏ ‏.‏ حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ مُحَمَّدٍ الزَّعْفَرَانِيُّ، وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ الأَسْوَدِ أَبُو عَمْرٍو الْبَصْرِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبِيدَةُ بْنُ حُمَيْدٍ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ غَزِيَّةَ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم نَحْوَ حَدِيثِ إِسْمَاعِيلَ بْنِ عَيَّاشٍ ‏.‏ قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنِ ابْنِ عُمَرَ وَجَابِرٍ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ أَبِي بَكْرٍ حَدِيثٌ غَرِيبٌ لاَ نَعْرِفُهُ إِلاَّ مِنْ حَدِيثِ ابْنِ أَبِي فُدَيْكٍ عَنِ الضَّحَّاكِ بْنِ عُثْمَانَ ‏.‏ وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُنْكَدِرِ لَمْ يَسْمَعْ مِنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَرْبُوعٍ وَقَدْ رَوَى مُحَمَّدُ بْنُ الْمُنْكَدِرِ عَنْ سَعِيدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَرْبُوعٍ عَنْ أَبِيهِ غَيْرَ هَذَا الْحَدِيثِ ‏.‏ وَرَوَى أَبُو نُعَيْمٍ الطَّحَّانُ ضِرَارُ بْنُ صُرَدٍ هَذَا الْحَدِيثَ عَنِ ابْنِ أَبِي فُدَيْكٍ عَنِ الضَّحَّاكِ بْنِ عُثْمَانَ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ عَنْ سَعِيدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَرْبُوعٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ أَبِي بَكْرٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ وَأَخْطَأَ فِيهِ ضِرَارٌ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى سَمِعْتُ أَحْمَدَ بْنَ الْحَسَنِ يَقُولُ قَالَ أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ مَنْ قَالَ فِي هَذَا الْحَدِيثِ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ عَنِ ابْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَرْبُوعٍ عَنْ أَبِيهِ فَقَدْ أَخْطَأَ ‏.‏ قَالَ وَسَمِعْتُ مُحَمَّدًا يَقُولُ وَذَكَرْتُ لَهُ حَدِيثَ ضِرَارِ بْنِ صُرَدٍ عَنِ ابْنِ أَبِي فُدَيْكٍ فَقَالَ هُوَ خَطَأٌ ‏.‏ فَقُلْتُ قَدْ رَوَاهُ غَيْرُهُ عَنِ ابْنِ أَبِي فُدَيْكٍ أَيْضًا مِثْلَ رِوَايَتِهِ ‏.‏ فَقَالَ لاَ شَىْءَ إِنَّمَا رَوَوْهُ عَنِ ابْنِ أَبِي فُدَيْكٍ وَلَمْ يَذْكُرُوا فِيهِ عَنْ سَعِيدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ ‏.‏ وَرَأَيْتُهُ يُضَعِّفُ ضِرَارَ بْنَ صُرَدٍ ‏.‏ وَالْعَجُّ هُوَ رَفْعُ الصَّوْتِ بِالتَّلْبِيَةِ ‏.‏ وَالثَّجُّ هُوَ نَحْرُ الْبُدْنِ ‏.‏

Sehl b. Sa’d’den rivâyete göre, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Telbiye getiren hiçbir Müslüman yoktur ki sağında veya solunda bulunan taş, ağaç ve toprak onunla birlikte telbiye getirmesin. Bu, yeryüzünün burasından ve şurasından son bulduğu yere kadar böyle devam eder.” Hasan b. Muhammed ez-Zaferânî ve Abdurrahman b. Esved Ebû Amr el-Basrî dediler ki: Ubeyde b. Humeyd, Umâre b. Gâziyye’den, Ebû Hâzim’den, Sehl b. Sa’d’den ve Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’den İsmail b. Ayyaş hadisinin benzerini bize nakletti. Bu konuda İbn Ömer ve Câbir’den de hadis rivâyet edilmiştir. Ebû Bekir hadisi garibtir. Bu hadisi sadece İbn Ebî Füdeyk’in Dahhâk b. Osman’dan yaptığı rivâyetle bilmekteyiz. Muhammed b. Münkedir, Abdurrahman b. Yerbu’dan hadis işitmemiştir. Muhammed b. Münkedir, Abdurrahman b. Yerbu’un oğlu Saîd vasıtasıyla Abdurrahman b. Yerbu’dan bundan başka bir hadis rivâyet etmiştir. Ebû Nuaym et-Tahhân Dırar b. Surad bu hadisi İbn Ebî Füdeyk’ten, Dahhâk b. Osman’dan, Muhammed b. Münkedir’den, Saîd b. Abdurrahman b. Yerbu’dan, onun babasından ve Ebû Bekir’den rivâyet etmiş olup Dırar bu rivâyetinde yanılmıştır. Ahmed b. Hasen’i şöyle derken işittim: Ahmed b. Hanbel şöyle dedi: Her kim bu hadisin senedinde Muhammed b. Münkedir’den, Abdurrahman b. Yerbu’un oğlundan ve onun babasından diyerek rivâyet ederse yanılmıştır. Muhammed’i şöyle derken işittim: Dırar b. Surad’ın İbn Ebî Füdeyk’ten rivâyet ettiği hadisi ona hatırlattığımda, “O yanlıştır” dedi. Ben de başkalarının İbn Ebî Füdeyk’ten Dırar’ın rivâyeti gibi rivâyet ettiklerini söyledim. Dedi ki: “Bu, bir şey değildir. Onlar hadisi İbn Ebî Füdeyk’ten rivâyet ettiler, fakat senedinde Saîd b. Abdurrahman’ı zikretmediler.” Onun Dırar b. Surad’ı zayıf kabul ettiğini gördüm. “Acc”, telbiyeyi yüksek sesle getirmek demektir. “Secc” ise kurbanlık develeri kesmek demektir.

Jami At Tirmidhi 828