حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مَنِيعٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ نُبَيْهِ بْنِ وَهْبٍ، قَالَ أَرَادَ ابْنُ مَعْمَرٍ أَنْ يُنْكِحَ، ابْنَهُ فَبَعَثَنِي إِلَى أَبَانَ بْنِ عُثْمَانَ وَهُوَ أَمِيرُ الْمَوْسِمِ بِمَكَّةَ فَأَتَيْتُهُ فَقُلْتُ إِنَّ أَخَاكَ يُرِيدُ أَنْ يُنْكِحَ ابْنَهُ فَأَحَبَّ أَنْ يُشْهِدَكَ ذَلِكَ . قَالَ لاَ أُرَاهُ إِلاَّ أَعْرَابِيًّا جَافِيًا إِنَّ الْمُحْرِمَ لاَ يَنْكِحُ وَلاَ يُنْكِحُ . أَوْ كَمَا قَالَ ثُمَّ حَدَّثَ عَنْ عُثْمَانَ مِثْلَهُ يَرْفَعُهُ . وَفِي الْبَابِ عَنْ أَبِي رَافِعٍ وَمَيْمُونَةَ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ عُثْمَانَ حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَالْعَمَلُ عَلَى هَذَا عِنْدَ بَعْضِ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِنْهُمْ عُمَرُ بْنُ الْخَطَّابِ وَعَلِيُّ بْنُ أَبِي طَالِبٍ وَابْنُ عُمَرَ وَهُوَ قَوْلُ بَعْضِ فُقَهَاءِ التَّابِعِينَ وَبِهِ يَقُولُ مَالِكٌ وَالشَّافِعِيُّ وَأَحْمَدُ وَإِسْحَاقُ لاَ يَرَوْنَ أَنْ يَتَزَوَّجَ الْمُحْرِمُ قَالُوا فَإِنْ نَكَحَ فَنِكَاحُهُ بَاطِلٌ .
Nübeyh b. Vehb (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: İbn Ma’mer oğlunu nikâhlamak istedi ve beni o gün Mekke’de hac işleri görevlisi olan Ebân b. Osman’a gönderdi. Ona geldim ve şöyle dedim: “Kardeşin İbn Ma’mer oğlunu nikâhlamak istiyor; senin de nikâhta hazır bulunmanı istiyor.” Bunun üzerine şöyle dedi: “Kanaatimce o, kaba bir bedeviden başkası değildir. Çünkü ihramlı kişi ne evlenebilir ne de evlendirebilir.” Veya buna yakın bir söz söyledi. Sonra Osman’dan bunun benzeri merfû bir hadis aktardı. Bu konuda Ebû Râfi‘ ve Meymûne’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmîzî: Osman hadisi hasen sahihtir. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabından bazıları bu hadisle amel etmişlerdir. Ömer b. Hattâb, Ali b. Ebî Tâlib ve İbn Ömer bunlardandır. Bazı tâbiîn fakihlerinin görüşü de budur. Mâlik, Şâfiî, Ahmed ve İshâk da aynı görüştedirler. İhramlı kimsenin evlenmesini câiz görmezler ve: “Nikâhlanırsa nikâhı bâtıldır” derler.