Tirmizî

849 numaralı hadis

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ ابْنَ عَبَّاسٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّ الصَّعْبَ بْنَ جَثَّامَةَ أَخْبَرَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَرَّ بِهِ بِالأَبْوَاءِ أَوْ بِوَدَّانَ فَأَهْدَى لَهُ حِمَارًا وَحْشِيًّا فَرَدَّهُ عَلَيْهِ فَلَمَّا رَأَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَا فِي وَجْهِهِ مِنَ الْكَرَاهِيَةِ قَالَ ‏ "‏ إِنَّهُ لَيْسَ بِنَا رَدٌّ عَلَيْكَ وَلَكِنَّا حُرُمٌ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ ‏.‏ وَقَدْ ذَهَبَ قَوْمٌ مِنْ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَغَيْرِهِمْ إِلَى هَذَا الْحَدِيثِ وَكَرِهُوا أَكْلَ الصَّيْدِ لِلْمُحْرِمِ ‏.‏ وَقَالَ الشَّافِعِيُّ إِنَّمَا وَجْهُ هَذَا الْحَدِيثِ عِنْدَنَا إِنَّمَا رَدَّهُ عَلَيْهِ لَمَّا ظَنَّ أَنَّهُ صِيدَ مِنْ أَجْلِهِ وَتَرَكَهُ عَلَى التَّنَزُّهِ ‏.‏ وَقَدْ رَوَى بَعْضُ أَصْحَابِ الزُّهْرِيِّ عَنِ الزُّهْرِيِّ هَذَا الْحَدِيثَ وَقَالَ أَهْدَى لَهُ لَحْمَ حِمَارِ وَحْشٍ ‏.‏ وَهُوَ غَيْرُ مَحْفُوظٍ ‏.‏ قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ عَلِيٍّ وَزَيْدِ بْنِ أَرْقَمَ ‏.‏

Sa‘b b. Cessâme (r.a.)’den rivayet edildiğine göre, Rasûlullah (s.a.v.) Ebvâ veya Veddân denilen yerde ona uğramıştı. O da Rasûlullah (s.a.v.)’e yabani bir eşek hediye etmişti. Rasûlullah (s.a.v.) onu kabul etmeyip geri çevirmişti. Rasûlullah (s.a.v.), onun yüzündeki hoşnutsuzluğu görünce şöyle buyurdu: “Onu sana geri çevirmemizin sebebi senden hoşlanmamamız değildir; fakat biz ihramlıyız.” Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Rasûlullah (s.a.v.)’in ashabından ve onlardan başkalarından bazı ilim adamları bu hadisi esas almış ve ihramlı kimsenin av eti yemesini hoş görmemişlerdir. Şâfiî diyor ki: Bu hadis bize göre şöyle anlaşılmalıdır: Rasûlullah (s.a.v.), o hayvanın kendisi için avlandığını zannettiğinden onu geri çevirmiş ve sakınmak amacıyla yememiştir. Zührî’nin bazı arkadaşları bu hadisi Zührî’den rivayet ederek, “Ona yabani eşek eti hediye etmişti” demişlerdir; fakat bu rivayet mahfuz değildir. Tirmîzî: Bu konuda Ali ve Zeyd b. Erkam’dan da hadis rivayet edilmiştir.

Jami At Tirmidhi 849