حَدَّثَنَا هَنَّادٌ، حَدَّثَنَا عَبْدَةُ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي عَرُوبَةَ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ غَيْلاَنَ بْنَ سَلَمَةَ الثَّقَفِيَّ، أَسْلَمَ وَلَهُ عَشْرُ نِسْوَةٍ فِي الْجَاهِلِيَّةِ فَأَسْلَمْنَ مَعَهُ فَأَمَرَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَتَخَيَّرَ أَرْبَعًا مِنْهُنَّ . قَالَ أَبُ عِيسَى هَكَذَا رَوَاهُ مَعْمَرٌ عَنِ الزُّهْرِيِّ عَنْ سَالِمٍ عَنْ أَبِيهِ . قَالَ وَسَمِعْتُ مُحَمَّدَ بْنَ إِسْمَاعِيلَ يَقُولُ هَذَا حَدِيثٌ غَيْرُ مَحْفُوظٍ وَالصَّحِيحُ مَا رَوَى شُعَيْبُ بْنُ أَبِي حَمْزَةَ وَغَيْرُهُ عَنِ الزُّهْرِيِّ قَالَ حُدِّثْتُ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سُوَيْدٍ الثَّقَفِيِّ أَنَّ غَيْلاَنَ بْنَ سَلَمَةَ أَسْلَمَ وَعِنْدَهُ عَشْرُ نِسْوَةٍ . قَالَ مُحَمَّدٌ وَإِنَّمَا حَدِيثُ الزُّهْرِيِّ عَنْ سَالِمٍ عَنْ أَبِيهِ أَنَّ رَجُلاً مِنْ ثَقِيفٍ طَلَّقَ نِسَاءَهُ فَقَالَ لَهُ عُمَرُ لَتُرَاجِعَنَّ نِسَاءَكَ أَوْ لأَرْجُمَنَّ قَبْرَكَ كَمَا رُجِمَ قَبْرُ أَبِي رِغَالٍ . قَالَ أَبُو عِيسَى وَالْعَمَلُ عَلَى حَدِيثِ غَيْلاَنَ بْنِ سَلَمَةَ عِنْدَ أَصْحَابِنَا مِنْهُمُ الشَّافِعِيُّ وَأَحْمَدُ وَإِسْحَاقُ .
İbn Ömer (radıyallahü anh)’den rivâyet edildiğine göre: “Cahiliye döneminde Gaylân b. Seleme es-Sekafî’nin on karısı vardı. Kendisiyle beraber hepsi de Müslüman oldular. Bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), onlardan dördünü seçmesini emretti.” Ebû İsa şöyle demiştir: Ma’mer bu hadisi Zührî’den, Sâlim’den ve babasından bu şekilde rivâyet etmiştir. Muhammed b. İsmail’den işittim, şöyle diyordu: Bu hadis mahfuz değildir. Sahih olan, Şuayb b. Ebû Hamza ve başkalarının Zührî’den rivâyet ettiği şu haberdir: “Muhammed b. Süveyd es-Sekafî’den bana nakledildiğine göre Gaylân b. Seleme, nikâhı altında on kadın varken Müslüman oldu.” Muhammed şöyle dedi: Zührî’nin Sâlim’den, onun da babasından rivâyet ettiği hadis aslında şöyledir: “Sakifli bir adam karılarını boşamıştı. Bunun üzerine Ömer ona şöyle dedi: ‘Ya karılarına dönersin ya da Ebû Riğal’in kabri taşlandığı gibi senin kabrini de taşlarım.’” Ebû İsa şöyle demiştir: Arkadaşlarımız, aralarında Şâfiî, Ahmed ve İshâk da olmak üzere, Gaylân b. Seleme hadisine göre uygulama yapmışlardır.