Tirmizî

1205 numaralı hadis

سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ﷺ يَقُولُ الْحَلاَلُ بَيِّنٌ وَالْحَرَامُ بَيِّنٌ وَبَيْنَ ذَلِكَ أُمُورٌ مُشْتَبِهَاتٌ لاَ يَدْرِي كَثِيرٌ مِنَ النَّاسِ أَمِنَ الْحَلاَلِ هِيَ أَمْ مِنَ الْحَرَامِ فَمَنْ تَرَكَهَا اسْتِبْرَاءً لِدِينِهِ وَعِرْضِهِ فَقَدْ سَلِمَ وَمَنْ وَاقَعَ شَيْئًا مِنْهَا يُوشِكُ أَنْ يُوَاقِعَ الْحَرَامَ كَمَا أَنَّهُ مَنْ يَرْعَى حَوْلَ الْحِمَى يُوشِكُ أَنْ يُوَاقِعَهُ أَلاَ وَإِنَّ لِكُلِّ مَلِكٍ حِمًى أَلاَ وَإِنَّ حِمَى اللَّهِ مَحَارِمُهُ

Nu’mân b. Beşîr (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim, şöyle buyurdu: “Helal de bellidir, haram da bellidir. Bu ikisinin arasında, helalden mi yoksa haramdan mı olduğunu insanların çoğunun bilmediği şüpheli şeyler vardır. Her kim dinini ve ırzını korumak için bu şüpheli şeyleri terk ederse selamete erer. Kim de bunlardan birine düşerse harama düşmesi pek yakındır. Nitekim koruluğun çevresinde sürüsünü otlatan kimsenin oraya düşmesi pek yakındır. Dikkat edin, her hükümdarın bir koruluğu vardır. Dikkat edin, Allah’ın koruluğu da haram kıldığı şeylerdir.”

Jami At Tirmidhi 1205