حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ أَبِي بِشْرٍ، عَنْ يُوسُفَ بْنِ مَاهَكَ، عَنْ حَكِيمِ بْنِ حِزَامٍ، قَالَ أَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ يَأْتِينِي الرَّجُلُ يَسْأَلُنِي مِنَ الْبَيْعِ مَا لَيْسَ عِنْدِي أَبْتَاعُ لَهُ مِنَ السُّوقِ ثُمَّ أَبِيعُهُ قَالَ " لاَ تَبِعْ مَا لَيْسَ عِنْدَكَ " . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ .
Hakîm b. Hızâm (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)’e geldim ve “Bana bazen bir müşteri gelir, elimde olmayan bir malı benden ister; ben de onun için çarşıdan satın alır, sonra ona satarım,” dedim. Buyurdular ki: “Yanında bulunmayan malı satma.” Bu konuda Abdullah b. Ömer’den de hadis rivâyet edilmiştir.