حَدَّثَنَا هَنَّادٌ، حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ عَيَّاشٍ، عَنْ أَبِي حَصِينٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ، قَالَ نَهَانَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ أَمْرٍ كَانَ لَنَا نَافِعًا إِذَا كَانَتْ لأَحَدِنَا أَرْضٌ أَنْ يُعْطِيَهَا بِبَعْضِ خَرَاجِهَا أَوْ بِدَرَاهِمَ وَقَالَ " إِذَا كَانَتْ لأَحَدِكُمْ أَرْضٌ فَلْيَمْنَحْهَا أَخَاهُ أَوْ لِيَزْرَعْهَا " .
Râfi‘ b. Hadîc (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.), bizim için faydalı olan bir işten bizi yasakladı. Birimizin toprağı olduğunda, ürününün bir kısmı veya dirhemler karşılığında onu birisine verirdik. Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: ‘Sizden birinin toprağı varsa onu kardeşine bağışlasın veya kendisi eksin.’”