حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، حَدَّثَنَا مُعَمَّرُ بْنُ سُلَيْمَانَ الرَّقِّيُّ، عَنِ الْحَجَّاجِ بْنِ أَرْطَاةَ، عَنْ عَبْدِ الْجَبَّارِ بْنِ وَائِلِ بْنِ حُجْرٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ اسْتُكْرِهَتِ امْرَأَةٌ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَدَرَأَ عَنْهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْحَدَّ وَأَقَامَهُ عَلَى الَّذِي أَصَابَهَا وَلَمْ يُذْكَرْ أَنَّهُ جَعَلَ لَهَا مَهْرًا . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ غَرِيبٌ وَلَيْسَ إِسْنَادُهُ بِمُتَّصِلٍ وَقَدْ رُوِيَ هَذَا الْحَدِيثُ مِنْ غَيْرِ هَذَا الْوَجْهِ . قَالَ سَمِعْتُ مُحَمَّدًا يَقُولُ عَبْدُ الْجَبَّارِ بْنُ وَائِلِ بْنِ حُجْرٍ لَمْ يَسْمَعْ مِنْ أَبِيهِ وَلاَ أَدْرَكَهُ يُقَالُ إِنَّهُ وُلِدَ بَعْدَ مَوْتِ أَبِيهِ بِأَشْهُرٍ . وَالْعَمَلُ عَلَى هَذَا عِنْدَ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَغَيْرِهِمْ أَنْ لَيْسَ عَلَى الْمُسْتَكْرَهَةِ حَدٌّ .
Abdülcebbâr b. Vâil b. Hucr, babasından rivâyet ettiğine göre, babası şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) döneminde bir kadın zorlanmıştı. Rasûlullah (s.a.v.) had cezasını kadından kaldırdı ve bu işi ona zorla yapan kimseye uyguladı. Kadına mehir verdiği ise zikredilmemiştir. Ebû Îsâ şöyle dedi: Bu hadis garib olup isnadı muttasıl değildir. Bu hadis başka bir yoldan da rivâyet edilmiştir. Muhammed’den işittim, şöyle diyordu: Abdülcebbâr b. Vâil b. Hucr babasından hadis işitmemiş ve ona yetişmemiştir. Babasının ölümünden birkaç ay sonra doğduğu söylenir. Nebî (s.a.v.)’in ashabından ve başkalarından olan ilim ehlinin uygulaması buna göredir: Zorlanan kadına had cezası yoktur.