حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ، وَهَنَّادٌ، وَأَبُو عَمَّارٍ قَالُوا حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، عَنْ مُجَالِدٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ حَاتِمٍ، قَالَ سَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ صَيْدِ الْبَازِي فَقَالَ " مَا أَمْسَكَ عَلَيْكَ فَكُلْ " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ لاَ نَعْرِفُهُ إِلاَّ مِنْ حَدِيثِ مُجَالِدٍ عَنِ الشَّعْبِيِّ . وَالْعَمَلُ عَلَى هَذَا عِنْدَ أَهْلِ الْعِلْمِ لاَ يَرَوْنَ بِصَيْدِ الْبُزَاةِ وَالصُّقُورِ بَأْسًا . وَقَالَ مُجَاهِدٌ الْبُزَاةُ هُوَ الطَّيْرُ الَّذِي يُصَادُ بِهِ مِنَ الْجَوَارِحِ الَّتِي قَالَ اللَّهُ تَعَالَى: (وَمَا عَلَّمْتُمْ مِنَ الْجَوَارِحِ ) فَسَّرَ الْكِلاَبَ وَالطَّيْرَ الَّذِي يُصَادُ بِهِ . وَقَدْ رَخَّصَ بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ فِي صَيْدِ الْبَازِي وَإِنْ أَكَلَ مِنْهُ وَقَالُوا إِنَّمَا تَعْلِيمُهُ إِجَابَتُهُ . وَكَرِهَهُ بَعْضُهُمْ وَالْفُقَهَاءُ أَكْثَرُهُمْ قَالُوا يَأْكُلُ وَإِنْ أَكَلَ مِنْهُ .
Adiyy b. Hatîm (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.)’e şahin ve doğanın avladığı hayvanın durumunu sordum. Buyurdular ki: “Senin için yakaladığı avı ye.” (Ebû Dâvûd, Sayd: 22) Tirmizî: Bu hadisi sadece Mücâlid’in Şa‘bî’den rivâyetiyle bilmekteyiz. İlim adamlarının uygulaması bu hadise göredir. Atmaca ve şahinlerin avladığı hayvanların yenmesinde bir sakınca görmezler. Mücâhid diyor ki: Doğan, avcılıkta kullanılan yırtıcı kuşlardan biridir. Allah’ın, “Eğittiğiniz avcı hayvanlar...” (Mâide 5/4) buyruğunda köpekler ile avcılıkta kullanılan kuşlar kastedilmiştir. Bazı ilim adamları, doğanın avladığı hayvandan yemiş olsa bile o avın etinin yenebileceğine izin vermişler ve şöyle demişlerdir: Doğan kuşunun eğitilmesi, çağrıldığında gelmesi demektir. Bazıları bunu hoş karşılamamıştır. Fıkıhçıların çoğunluğu ise: “Doğan, yakaladığı hayvandan yemiş olsa bile onun eti yenir” demişlerdir.