حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، وَغَيْرُ، وَاحِدٍ، قَالُوا حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، عَنْ وَهْبٍ أَبِي خَالِدٍ، قَالَ حَدَّثَتْنِي أُمُّ حَبِيبَةَ بِنْتُ الْعِرْبَاضِ، وَهُوَ ابْنُ سَارِيَةَ عَنْ أَبِيهَا، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى يَوْمَ خَيْبَرَ عَنْ لُحُومِ كُلِّ ذِي نَابٍ مِنَ السَّبُعِ وَعَنْ كُلِّ ذِي مِخْلَبٍ مِنَ الطَّيْرِ وَعَنْ لُحُومِ الْحُمُرِ الأَهْلِيَّةِ وَعَنِ الْمُجَثَّمَةِ وَعَنِ الْخَلِيسَةِ وَأَنْ تُوطَأَ الْحَبَالَى حَتَّى يَضَعْنَ مَا فِي بُطُونِهِنَّ . قَالَ مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى سُئِلَ أَبُو عَاصِمٍ عَنِ الْمُجَثَّمَةِ قَالَ أَنْ يُنْصَبَ الطَّيْرُ أَوِ الشَّىْءُ فَيُرْمَى . وَسُئِلَ عَنِ الْخَلِيسَةِ فَقَالَ الذِّئْبُ أَوِ السَّبُعُ يُدْرِكُهُ الرَّجُلُ فَيَأْخُذُهُ مِنْهُ فَيَمُوتُ فِي يَدِهِ قَبْلَ أَنْ يُذَكِّيَهَا .
Ümmü Habîbe bint İrbâd’ın, babası İrbâd b. Sâriye’den rivâyetine göre: “Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), Hayber günü azı dişli yırtıcı hayvanların etlerini, pençeli kuşları, evcil eşeklerin etlerini, hedef yapılarak bağlanıp öldürülen hayvanı, kurt veya yırtıcı hayvanın ağzından kurtarılıp kesilmeden ölen hayvanı ve hamile olan kadınlara doğum yapıncaya kadar yaklaşılmasını yasakladı.” Muhammed b. Yahyâ diyor ki: Ebû Âsım’a “Mücesseme”nin anlamı sorulduğunda, “Bir kuşun veya başka bir şeyin hedef olarak dikilip ona atış yapılmasıdır” dedi. “Halîse”nin anlamı sorulduğunda da şu cevabı verdi: “Bir kimsenin kurda veya yırtıcı hayvana yetişerek onun elinden aldığı, fakat kesemeden elinde ölen hayvandır.”