حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مَنِيعٍ، قال حَدَّثَنَا عَبِيدَةُ بْنُ حُمَيْدٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أُرَاهُ رَفَعَهُ قَالَ " مَنْ قَتَلَ نَفْسَهُ بِحَدِيدَةٍ جَاءَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَحَدِيدَتُهُ فِي يَدِهِ يَتَوَجَّأُ بِهَا فِي بَطْنِهِ فِي نَارِ جَهَنَّمَ خَالِدًا مُخَلَّدًا أَبَدًا وَمَنْ قَتَلَ نَفْسَهُ بِسُمٍّ فَسُمُّهُ فِي يَدِهِ يَتَحَسَّاهُ فِي نَارِ جَهَنَّمَ خَالِدًا مُخَلَّدًا أَبَدًا " .
Ebû Hureyre (r.a.)’den merfû olarak şöyle rivâyet edilmiştir: “Her kim bir demir parçasıyla intihar ederse kıyamet günü o demir elinde olduğu hâlde gelecek ve ebedî kalacağı Cehennem ateşi içerisinde o demiri karnına saplayıp duracaktır. Her kim de bir zehirle intihar ederse onun zehri elinde olacak ve ebedî kalacağı Cehennem ateşi içerisinde o zehri yudumlayacaktır.”