حَدَّثَنَا أَبُو مُوسَى، مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنِي عَبْدُ الصَّمَدِ بْنُ عَبْدِ الْوَارِثِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا أَبُو بِشْرٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا الْمُتَوَكِّلِ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، أَنَّ نَاسًا، مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مَرُّوا بِحَىٍّ مِنَ الْعَرَبِ فَلَمْ يَقْرُوهُمْ وَلَمْ يُضَيِّفُوهُمْ فَاشْتَكَى سَيِّدُهُمْ فَأَتَوْنَا فَقَالُوا هَلْ عِنْدَكُمْ دَوَاءٌ قُلْنَا نَعَمْ وَلَكِنْ لَمْ تَقْرُونَا وَلَمْ تُضَيِّفُونَا فَلاَ نَفْعَلُ حَتَّى تَجْعَلُوا لَنَا جُعْلاً . فَجَعَلُوا عَلَى ذَلِكَ قَطِيعًا مِنَ الْغَنَمِ . قَالَ فَجَعَلَ رَجُلٌ مِنَّا يَقْرَأُ عَلَيْهِ بِفَاتِحَةِ الْكِتَابِ فَبَرَأَ فَلَمَّا أَتَيْنَا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم ذَكَرْنَا ذَلِكَ لَهُ قَالَ " وَمَا يُدْرِيكَ أَنَّهَا رُقْيَةٌ " . وَلَمْ يَذْكُرْ نَهْيًا مِنْهُ وَقَالَ " كُلُوا وَاضْرِبُوا لِي مَعَكُمْ بِسَهْمٍ " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ صَحِيحٌ وَهَذَا أَصَحُّ مِنْ حَدِيثِ الأَعْمَشِ عَنْ جَعْفَرِ بْنِ إِيَاسٍ . وَهَكَذَا رَوَى غَيْرُ وَاحِدٍ هَذَا الْحَدِيثَ عَنْ أَبِي بِشْرٍ جَعْفَرِ بْنِ أَبِي وَحْشِيَّةَ عَنْ أَبِي الْمُتَوَكِّلِ عَنْ أَبِي سَعِيدٍ . وَجَعْفَرُ بْنُ إِيَاسٍ هُوَ جَعْفَرُ بْنُ أَبِي وَحْشِيَّةَ .
Ebû Bişr’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebû Mütevekkil’den işittim; Ebû Saîd’den aktararak şöyle diyordu: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabından bazı kimseler Arap aşiretlerinden birine uğramışlardı. Onlar kendilerini misafir edip ağırlamamışlardı. Derken kabilenin efendisi rahatsızlandı. Onlar da bize gelerek, “Yanınızda bir ilaç var mı?” dediler. Biz de, “Evet, fakat bizi misafir edip ağırlamadığınız için bir ücret tayin etmedikçe bu işi yapmayız” dedik. Buna karşılık bir koyun sürüsü ortaya koydular. İçimizden biri o kimseye Fâtiha sûresini okumaya başladı ve o kimse iyileşti. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’e gelince durumu kendisine anlattık. Bunun üzerine Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem), “Onun rukye olduğunu nereden bildin?” buyurdu. Bu yaptığımız işten dolayı bizi yasaklamadı ve şöyle buyurdu: “Yiyiniz, bana da bir hisse ayırınız.” Bu hadis sahihtir. Bu rivâyet A‘meş’in Cafer b. İyâs’tan rivâyetinden daha sahihtir. Birçok kimse bu hadisi Ebû Bişr Cafer b. Ebî Vahşiyye’den, Ebû Mütevekkil’den ve Ebû Saîd’den rivâyet etmiştir. Cafer b. İyâs, Cafer b. Ebî Vahşiyye’dir.