حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، قال حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَضَى فِي جَنِينِ امْرَأَةٍ مِنْ بَنِي لَحْيَانَ سَقَطَ مَيِّتًا بِغُرَّةٍ عَبْدٍ أَوْ أَمَةٍ ثُمَّ إِنَّ الْمَرْأَةَ الَّتِي قُضِيَ عَلَيْهَا بِالْغُرَّةِ تُوُفِّيَتْ فَقَضَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّ مِيرَاثَهَا لِبَنِيهَا وَزَوْجِهَا وَأَنَّ عَقْلَهَا عَلَى عَصَبَتِهَا . قَالَ أَبُو عِيسَى وَرَوَى يُونُسُ هَذَا الْحَدِيثَ عَنِ الزُّهْرِيِّ عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ وَأَبِي سَلَمَةَ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم نَحْوَهُ وَرَوَاهُ مَالِكٌ عَنِ الزُّهْرِيِّ عَنْ أَبِي سَلَمَةَ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ وَمَالِكٌ عَنِ الزُّهْرِيِّ عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مُرْسَلٌ .
Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), Lihyân oğullarından bir kadının ölü olarak düşen cenini için diyet bedeli olarak bir erkek köle veya cariye verilmesine hükmetmişti. Sonra bu köleyi verme cezasına çarptırılan kadın da öldü. Bunun üzerine Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem), o kadının mirasının çocuklarına ve kocasına ait olduğuna, ödeyeceği diyet yükünün ise asabesine, yani baba tarafından erkek akrabalarına yüklenmesine hükmetti. Yunus bu hadisi Zührî’den, Saîd b. Müseyyeb ve Ebû Seleme’den, onlar da Ebû Hüreyre’den, Peygamber’den (sallallahü aleyhi ve sellem) benzeri şekilde rivâyet etmiştir. Mâlik de bu hadisi Zührî’den, Ebû Seleme’den, Ebû Hüreyre’den rivâyet etmiş; ayrıca Zührî’den, Saîd b. Müseyyeb’den, Peygamber’den (sallallahü aleyhi ve sellem) mürsel olarak rivâyet etmiştir.