حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، قال: حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، قَالَ أَنْبَأَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ رِبْعِيِّ بْنِ حِرَاشٍ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ يُؤْمِنُ عَبْدٌ حَتَّى يُؤْمِنَ بِأَرْبَعٍ يَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنِّي مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ بَعَثَنِي بِالْحَقِّ وَيُؤْمِنُ بِالْمَوْتِ وَبِالْبَعْثِ بَعْدَ الْمَوْتِ وَيُؤْمِنُ بِالْقَدَرِ " . حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، حَدَّثَنَا النَّضْرُ بْنُ شُمَيْلٍ، عَنْ شُعْبَةَ، نَحْوَهُ إِلاَّ أَنَّهُ قَالَ رِبْعِيٌّ عَنْ رَجُلٍ، عَنْ عَلِيٍّ، . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ أَبِي دَاوُدَ عَنْ شُعْبَةَ، عِنْدِي أَصَحُّ مِنْ حَدِيثِ النَّضْرِ وَهَكَذَا رَوَى غَيْرُ وَاحِدٍ عَنْ مَنْصُورٍ عَنْ رِبْعِيٍّ عَنْ عَلِيٍّ . حَدَّثَنَا الْجَارُودُ قَالَ سَمِعْتُ وَكِيعًا يَقُولُ بَلَغَنَا أَنَّ رِبْعِيًّا لَمْ يَكْذِبْ فِي الإِسْلاَمِ كِذْبَةً .
Ali (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Kul şu dört şeye iman etmedikçe mümin olamaz: Allah’tan başka ilah olmadığına ve benim, Allah’ın hak ile gönderdiği elçisi Muhammed olduğuma şehadet etmek, ölüme iman etmek, ölümden sonra dirilişe iman etmek ve kadere iman etmek.” Mahmûd b. Gaylân, Nadr b. Şümeyl yoluyla Şu’be’den bunun benzerini rivâyet etmiş; ancak o rivâyette “Rib’î, bir adamdan, Ali’den” demiştir. Ebû Îsâ şöyle dedi: Ebû Dâvûd’un Şu’be’den rivâyeti bana göre Nadr’ın hadisinden daha sahihtir. Mansûr’dan, Rib’î’den, Ali’den şeklinde birden fazla kişi de rivâyet etmiştir. Cârûd bize aktardı ve şöyle dedi: Vekî’yi şöyle derken işittim: “Bize ulaştığına göre Rib’î, İslâm döneminde tek bir yalan dahi söylememiştir.”