حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مَنِيعٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ أَبِي خَالِدٍ، عَنْ قَيْسِ بْنِ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي بَكْرٍ الصِّدِّيقِ، أَنَّهُ قَالَ أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّكُمْ تَقْرَءُونَ هَذِهِ الآيَةَ : (يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا عَلَيْكُمْ أَنْفُسَكُمْ لاَ يَضُرُّكُمْ مَنْ ضَلَّ إِذَا اهْتَدَيْتُمْ ) وَإِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " إِنَّ النَّاسَ إِذَا رَأَوُا الظَّالِمَ فَلَمْ يَأْخُذُوا عَلَى يَدَيْهِ أَوْشَكَ أَنْ يَعُمَّهُمُ اللَّهُ بِعِقَابٍ مِنْهُ " . حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ أَبِي خَالِدٍ، نَحْوَهُ . قَالَ أَبُو عِيسَى وَفِي الْبَابِ عَنْ عَائِشَةَ، وَأُمِّ سَلَمَةَ وَالنُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ وَحُذَيْفَةَ . وَهَذَا حَدِيثٌ صَحِيحٌ . وَهَكَذَا رَوَى غَيْرُ وَاحِدٍ عَنْ إِسْمَاعِيلَ نَحْوَ حَدِيثِ يَزِيدَ وَرَفَعَهُ بَعْضُهُمْ عَنْ إِسْمَاعِيلَ وَأَوْقَفَهُ بَعْضُهُمْ .
Ebû Bekir es-Sıddîk şöyle dedi: “Ey insanlar! Siz, ‘Ey iman edenler! Siz kendinize bakın. Siz doğru yolda olduğunuz takdirde sapan kimse size zarar veremez’ âyetini okuyorsunuz. Hâlbuki ben Rasûlullah’ın (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurduğunu işittim: ‘İnsanlar zalimi gördükleri hâlde onun eline engel olmazlarsa Allah’ın kendi katından bir azabı onların tümüne vermesi yakındır.’ Muhammed b. Beşşâr, Yezîd b. Hârûn vasıtasıyla İsmail b. Ebî Hâlid’den bu hadisin bir benzerini bize aktarmıştır. Tirmizî: Bu konuda Âişe, Ümmü Seleme, Nu‘mân b. Beşîr, Abdullah b. Ömer ve Huzeyfe’den de hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadis sahihtir. Aynı şekilde bu hadisi birçok kimse İsmail’den, Yezîd’in hadisine benzer şekilde rivâyet etmiş; bir kısmı İsmail’den merfu, bir kısmı da mevkuf olarak aktarmıştır.