حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ قُرَّةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِذَا فَسَدَ أَهْلُ الشَّامِ فَلاَ خَيْرَ فِيكُمْ لاَ تَزَالُ طَائِفَةٌ مِنْ أُمَّتِي مَنْصُورِينَ لاَ يَضُرُّهُمْ مَنْ خَذَلَهُمْ حَتَّى تَقُومَ السَّاعَةُ " . قَالَ مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ قَالَ عَلِيُّ بْنُ الْمَدِينِيِّ هُمْ أَصْحَابُ الْحَدِيثِ . قَالَ أَبُو عِيسَى وَفِي الْبَابِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ حَوَالَةَ وَابْنِ عُمَرَ وَزَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو . وَهَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مَنِيعٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَخْبَرَنَا بَهْزُ بْنُ حَكِيمٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَيْنَ تَأْمُرُنِي قَالَ " هَا هُنَا " . وَنَحَا بِيَدِهِ نَحْوَ الشَّامِ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .
Muaviye b. Kurre’nin babasından (r.a.) rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Şam halkı bozulunca sizde hiçbir hayır yoktur. Ümmetimden bir grup Allah’ın yardımı ile gâlibiyeti sürdürecek; kıyamet kopuncaya kadar onları yardımsız bırakanlar onlara hiçbir zarar veremeyeceklerdir.” Muhammed b. İsmail dedi ki: Ali b. el-Medînî, “Bunlar hadisle uğraşan kimselerdir” dedi. Tirmizî: Bu konuda Abdullah b. Havâle, İbn Ömer, Zeyd b. Sâbit ve Abdullah b. Amr’dan da hadis rivâyet edilmiştir. Bu hadis hasen sahihtir. Ahmed b. Menî’, Yezîd b. Harun vasıtasıyla Behz b. Hakîm’den, o da babasından ve dedesinden aktararak şöyle demiştir: “Ey Allah’ın Rasûlü! Bana nereyi tavsiye edersiniz?” Rasûlullah (s.a.v.), “İşte şurayı” diyerek eliyle Şam tarafına işaret etti. Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.