حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ رَجُلٍ، مِنْ أَهْلِ مِصْرَ قَالَ سَأَلْتُ أَبَا الدَّرْدَاءِ عَنْ قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى: (لَهُمُ الْبُشْرَى فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا ) فَقَالَ مَا سَأَلَنِي عَنْهَا أَحَدٌ غَيْرَكَ إِلاَّ رَجُلٌ وَاحِدٌ مُنْذُ سَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " مَا سَأَلَنِي عَنْهَا أَحَدٌ غَيْرَكَ مُنْذُ أُنْزِلَتْ هِيَ الرُّؤْيَا الصَّالِحَةُ يَرَاهَا الْمُسْلِمُ أَوْ تُرَى لَهُ " . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ . قَالَ هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ .
Atâ b. Yesâr, Mısırlı bir adamın şöyle söylediğini rivâyet etmektedir: “Ebû’d-Derdâ’ya, ‘Dünya hayatında onlara müjdeler vardır.’ (Yûnus, 64) âyetinin manasını sordum. Dedi ki: ‘Rasûlullah’a (s.a.v.) sorduğum günden beri bunu bana senden başka yalnızca bir kişi sormuştu. Rasûlullah’a (s.a.v.) sormuştum, o da şöyle demişti: Bu âyet indirildiği günden beri onu bana senden başkası sormadı. O, Müslümanın gördüğü veya kendisi hakkında görülen sâlih rüyadır.’” Tirmizî: Bu konuda Ubâde b. Sâmit’den de hadis rivâyet edilmiştir. Tirmizî: Bu hadis hasendir.