حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مَنِيعٍ، حَدَّثَنَا عَبَّادُ بْنُ عَبَّادٍ الْمُهَلَّبِيُّ، عَنْ مُجَالِدٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ مَسْرُوقٍ، قَالَ دَخَلْتُ عَلَى عَائِشَةَ فَدَعَتْ لِي بِطَعَامٍ وَقَالَتْ مَا أَشْبَعُ مِنْ طَعَامٍ فَأَشَاءُ أَنْ أَبْكِيَ إِلاَّ بَكَيْتُ . قَالَ قُلْتُ لِمَ قَالَتْ أَذْكُرُ الْحَالَ الَّتِي فَارَقَ عَلَيْهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الدُّنْيَا وَاللَّهِ مَا شَبِعَ مِنْ خُبْزٍ وَلَحْمٍ مَرَّتَيْنِ فِي يَوْمٍ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .
Mesrûk (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Âişe’nin yanına girdim, bana yemek getirtti ve şöyle dedi: “Bir yemekten doyduğum zaman ağlamak isterim ve ağlarım.” Ben de neden diye sordum. Dedi ki: “Rasûlullah (s.a.v.)’in dünyadan ayrılıp gittiği hâli hatırlarım. Vallahi, et ve ekmekten günde iki defa karnını doyurmamıştı.” Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir.