حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ عَبْدِ الْوَهَّابِ بْنِ الْوَرْدِ، عَنْ رَجُلٍ، مِنْ أَهْلِ الْمَدِينَةِ قَالَ كَتَبَ مُعَاوِيَةُ إِلَى عَائِشَةَ أُمِّ الْمُؤْمِنِينَ رضى الله عنها أَنِ اكْتُبِي إِلَىَّ كِتَابًا تُوصِينِي فِيهِ وَلاَ تُكْثِرِي عَلَىَّ . فَكَتَبَتْ عَائِشَةُ رضى الله عنها إِلَى مُعَاوِيَةَ سَلاَمٌ عَلَيْكَ أَمَّا بَعْدُ فَإِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " مَنِ الْتَمَسَ رِضَاءَ اللَّهِ بِسَخَطِ النَّاسِ كَفَاهُ اللَّهُ مُؤْنَةَ النَّاسِ وَمَنِ الْتَمَسَ رِضَاءَ النَّاسِ بِسَخَطِ اللَّهِ وَكَلَهُ اللَّهُ إِلَى النَّاسِ " . وَالسَّلاَمُ عَلَيْكَ . حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ، عَنْ سُفْيَانَ الثَّوْرِيِّ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّهَا كَتَبَتْ إِلَى مُعَاوِيَةَ فَذَكَرَ الْحَدِيثَ بِمَعْنَاهُ وَلَمْ يَرْفَعْهُ .
Medîneli bir kimse (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Muaviye, Âişe (radıyallahü anha)’ya, “Bana tavsiyelerde bulunacağın bir mektup yaz, fakat sözü fazla uzatma.” diye yazdı. Âişe (radıyallahü anha), Muaviye’ye şöyle yazdı: “Selam sana olsun. Bundan sonra şunu söyleyeceğim: Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)’den işittim, şöyle buyuruyordu: ‘Her kim insanlar gücense bile Allah’ın rızasını isterse Allah o kimseyi insanların sıkıntısından kurtarır. Her kim de Allah’ın gazabına karşılık insanların rızasını isterse Allah o kimseyi insanlara havale eder.’ Selam sana olsun.” Muhammed b. Yahyâ bize rivâyet etti; Muhammed b. Yûsuf, Süfyân es-Sevrî’den, o Hişâm b. Urve’den, o babasından, o da Âişe’den rivâyet ettiğine göre Âişe, Muaviye’ye yazmış ve hadisi aynı anlamda zikretmiş, fakat onu Rasûlullah’a nispet etmemiştir.