Tirmizî

2587 numaralı hadis

حَدَّثَنَا سُوَيْدٌ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ يَزِيدَ أَبِي شُجَاعٍ، عَنْ أَبِي السَّمْحِ، عَنْ أَبِي الْهَيْثَمِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ‏:‏ ‏(‏وَهُمْ فِيهَا كَالِحُونَ‏)‏ قَالَ ‏"‏ تَشْوِيهِ النَّارُ فَتَقَلَّصُ شَفَتُهُ الْعُلْيَا حَتَّى تَبْلُغَ وَسَطَ رَأْسِهِ وَتَسْتَرْخِي شَفَتُهُ السُّفْلَى حَتَّى تَضْرِبَ سُرَّتَهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ غَرِيبٌ ‏.‏ وَأَبُو الْهَيْثَمِ اسْمُهُ سُلَيْمَانُ بْنُ عَمْرِو بْنِ عَبْدٍ الْعُتْوَارِيُّ وَكَانَ يَتِيمًا فِي حِجْرِ أَبِي سَعِيدٍ ‏.‏

Ebû Saîd el-Hudrî (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.), Mü’minûn sûresinin 104. ayetindeki “Onlar orada dişleri sırıtıp kalmışlardır” ifadesini şöyle açıklamıştır: “Ateş onların yüzlerini kavurur; üst dudakları başlarının ortasına ulaşıncaya kadar kasılır, alt dudakları da göbeklerine değinceye kadar sarkar.” Tirmizî: Bu hadis hasen, sahih, garîbtir. Ebû’l-Heysem’in adı Süleyman b. Amr b. Abd el-Utvârî’dir. Yetim olduğu için Ebû Saîd’in himayesinde kalmıştır.

Jami At Tirmidhi 2587