حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا جُوَيْرِيَةُ بْنُ أَسْمَاءَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ أَعْطَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَيْبَرَ أَنْ يَعْمَلُوهَا وَيَزْرَعُوهَا وَلَهُمْ شَطْرُ مَا يَخْرُجُ مِنْهَا، وَأَنَّ ابْنَ عُمَرَ حَدَّثَهُ أَنَّ الْمَزَارِعَ كَانَتْ تُكْرَى عَلَى شَىْءٍ سَمَّاهُ نَافِعٌ لاَ أَحْفَظُهُ. وَأَنَّ رَافِعَ بْنَ خَدِيجٍ حَدَّثَ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ كِرَاءِ الْمَزَارِعِ. وَقَالَ عُبَيْدُ اللَّهِ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ حَتَّى أَجْلاَهُمْ عُمَرُ.
Abdullah İbn Ömer’den nakledildiğine göre Allah Resulü, Hayber arazisini ekip biçmeleri ve elde edilen mahsulün yarısını almaları şartıyla oradakilere verdi. İbn Ömer, tarlaların Nafi’nin adını verdiği, fakat ravinin hatırlamadığı bir karşılıkla kiraya verildiğini bildirdi. Rafi İbn Hadic, Nebi’nin tarlaların kiraya verilmesini yasakladığını nakletti. Ubeydullah’ın Nafi aracılığıyla İbn Ömer’den rivayetine göre bu durum, Ömer onları Hayber’den çıkarıncaya kadar sürdü.