حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، قَالَ حَدَّثَنَا الْحُمَيْدِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، فِي تَفْسِيرِ حَدِيثِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ قَالَ مَا خَلَقَ اللَّهُ مِنْ سَمَاءٍ وَلاَ أَرْضٍ أَعْظَمَ مِنْ آيَةِ الْكُرْسِيِّ . قَالَ سُفْيَانُ لأَنَّ آيَةَ الْكُرْسِيِّ هُوَ كَلاَمُ اللَّهِ وَكَلاَمُ اللَّهِ أَعْظَمُ مِنْ خَلْقِ اللَّهِ مِنَ السَّمَاءِ وَالأَرْضِ .
Muhammed b. İsmail, Humeydî’den, o da Süfyân b. Uyeyne’den nakletti. Süfyân, Abdullah b. Mes‘ûd’un rivâyet ettiği “Allah, Âyetü’l-Kürsî’den daha büyük ne bir gök ne de bir yer yaratmıştır.” sözü hakkında şöyle dedi: Çünkü Âyetü’l-Kürsî Allah’ın kelâmıdır. Allah’ın kelâmı da Allah’ın gök ve yer cinsinden yarattıklarından daha büyüktür.