حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ سُلَيْمَانَ الأَعْمَشِ، عَنْ عَطِيَّةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، قَالَ لَمَّا كَانَ يَوْمُ بَدْرٍ ظَهَرَتِ الرُّومُ عَلَى فَارِسَ فَأَعْجَبَ ذَلِكَ الْمُؤْمِنِينَ فَنَزَلَتْ ( الم * غُلِبَتِ الرُّومُ ) إِلَى قَوْلِهِ (يَفْرَحُ الْمُؤْمِنُونَ ) قَالَ فَفْرَحَ الْمُؤْمِنُونَ بِظُهُورِ الرُّومِ عَلَى فَارِسَ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ مِنْ هَذَا الْوَجْهِ . وَيُقْرَأُ غَلَبَتْ وَغُلِبَتْ يَقُولُ كَانَتْ غُلِبَتْ ثُمَّ غَلَبَتْ هَكَذَا قَرَأَ نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ غَلَبَتْ .
Ebû Saîd (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: “Bedir Savaşı olduğu sıralarda Rumlar İranlılara galip gelmişlerdi. Bu durum mü’minlerin hoşuna gitti. Bunun üzerine Rum sûresinin ‘Elif Lâm Mîm. Rumlar yenildi’ ayetlerinden ‘Mü’minler sevineceklerdir’ ayetine kadar olan kısmı nazil oldu.” Ebû Saîd: “Mü’minler, Rumların İranlılara galip gelmelerine sevinmişlerdi” dedi. Tirmizî: Bu hadis bu şekliyle hasen garibtir. İkinci ayetteki ilk kelime “ğalebet” ve “ğulibet” olarak okunmuştur. Yani önce yenilmişlerdi, sonra galip geldiler. Nasr b. Ali de “ğalebet” diye okumuştur.