حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنِ السُّدِّيِّ، عَنْ أَبِي مَالِكٍ، عَنِ الْبَرَاءِ: (وَلاَ تَيَمَّمُوا الْخَبِيثَ مِنْهُ تُنْفِقُونَ ) قَالَ نَزَلَتْ فِينَا مَعْشَرَ الأَنْصَارِ كُنَّا أَصْحَابَ نَخْلٍ فَكَانَ الرَّجُلُ يَأْتِي مِنْ نَخْلِهِ عَلَى قَدْرِ كَثْرَتِهِ وَقِلَّتِهِ وَكَانَ الرَّجُلُ يَأْتِي بِالْقِنْوِ وَالْقِنْوَيْنِ فَيُعَلِّقُهُ فِي الْمَسْجِدِ وَكَانَ أَهْلُ الصُّفَّةِ لَيْسَ لَهُمْ طَعَامٌ فَكَانَ أَحَدُهُمْ إِذَا جَاعَ أَتَى الْقِنْوَ فَضَرَبَهُ بِعَصَاهُ فَيَسْقُطُ مِنَ الْبُسْرِ وَالتَّمْرِ فَيَأْكُلُ وَكَانَ نَاسٌ مِمَّنْ لاَ يَرْغَبُ فِي الْخَيْرِ يَأْتِي الرَّجُلُ بِالْقِنْوِ فِيهِ الشِّيصُ وَالْحَشَفُ وَبِالْقِنْوِ قَدِ انْكَسَرَ فَيُعَلِّقُهُ فَأَنْزَلَ اللَّهُ تَعَالَى : (يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا أَنْفِقُوا مِنْ طَيِّبَاتِ مَا كَسَبْتُمْ وَمِمَّا أَخْرَجْنَا لَكُمْ مِنَ الأَرْضِ وَلاَ تَيَمَّمُوا الْخَبِيثَ مِنْهُ تُنْفِقُونَ وَلَسْتُمْ بِآخِذِيهِ إِلاَّ أَنْ تُغْمِضُوا فِيهِ ) قَالُوا لَوْ أَنَّ أَحَدَكُمْ أُهْدِيَ إِلَيْهِ مِثْلُ مَا أَعْطَى لَمْ يَأْخُذْهُ إِلاَّ عَلَى إِغْمَاضٍ وَحَيَاءٍ قَالَ فَكُنَّا بَعْدَ ذَلِكَ يَأْتِي أَحَدُنَا بِصَالِحِ مَا عِنْدَهُ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ صَحِيحٌ وَأَبُو مَالِكٍ هُوَ الْغِفَارِيُّ وَيُقَالُ اسْمُهُ غَزْوَانُ وَقَدْ رَوَى سُفْيَانُ عَنِ السُّدِّيِّ شَيْئًا مِنْ هَذَا .
Berâ (r.a.)’den rivâyete göre, “Başkalarına vermek için özellikle kötü olanı seçmeyin!” ayeti hakkında şöyle demiştir: “Bu ayet biz Ensâr topluluğu hakkında nazil oldu. Hurma sahipleriydik. Herkes hurmalarının çokluğuna ve azlığına göre getirirdi. Bir kimse bir veya iki hurma salkımı getirip mescide asardı. Suffe ehlinin yiyeceği yoktu. Onlardan biri acıktığında salkımın yanına gelir, değneğiyle ona vurur; yaş ve kuru hurmalardan düşenleri yerdi. Hayra rağbet etmeyen bazı kimseler de vardı. Bunlardan biri üzerinde kötü ve değersiz hurmalar bulunan bir salkımı veya kırılmış bir salkımı getirip asardı. Bunun üzerine Allah Teâlâ şu ayeti indirdi: ‘Ey iman edenler! Kazandığınız güzel şeylerden ve topraktan sizin için çıkardıklarımızdan harcayın. Kendinizin ancak göz yumarak alabileceğiniz kötü şeyi vermeye kalkışmayın.’ Dediler ki: ‘Sizden birine verdiği şeyin bir benzeri hediye edilseydi, onu ancak göz yumarak ve utanarak alırdı.’ Bundan sonra bizden biri elinde bulunanın iyisinden getirirdi.” Tirmizî: Bu hadis hasen garib sahihtir. Ebû Mâlik, Gıfârî’dir; adının Gazvân olduğu söylenmektedir. Süfyân, Süddî’den bunun bir kısmını rivâyet etmiştir.