حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ جَامِعٍ، وَهُوَ ابْنُ أَبِي رَاشِدٍ وَعَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ أَعْيَنَ عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، يَبْلُغُ بِهِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَا مِنْ رَجُلٍ لاَ يُؤَدِّي زَكَاةَ مَالِهِ إِلاَّ جَعَلَ اللَّهُ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فِي عُنُقِهِ شُجَاعًا " . ثُمَّ قَرَأَ عَلَيْنَا مِصْدَاقَهُ مِنْ كِتَابِ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ : (وَلَاَ تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ يَبْخَلُونَ بِمَا آتَاهُمُ اللَّهُ مِنْ فَضْلِهِ ) الآيَةَ . وَقَالَ مَرَّةً قَرَأَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِصْدَاقَهُ : (سَيُطَوَّقُونَ مَا بَخِلُوا بِهِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ) " وَمَنِ اقْتَطَعَ مَالَ أَخِيهِ الْمُسْلِمِ بِيَمِينٍ لَقِيَ اللَّهَ وَهُوَ عَلَيْهِ غَضْبَانُ " . ثُمَّ قَرَأَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِصْدَاقَهُ مِنْ كِتَابِ اللَّهِ : (إِنَّ الَّذِينَ يَشْتَرُونَ بِعَهْدِ اللَّهِ ) الآيَةَ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَمَعْنَى قَوْلِهِ شُجَاعًا أَقْرَعَ يَعْنِي حَيَّةً .
Abdullah b. Mes‘ûd’dan (r.a.) merfû olarak rivayet edildiğine göre, Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Malının zekâtını vermeyen her bir kimsenin boynuna kıyamet günü Allah bir yılan takacaktır.” Sonra buna uygun olarak Âl-i İmrân sûresinin 180. ayetini okudu: “Allah’ın kendilerine ikram edip verdiği malları infak etmekte cimrilik gösterenler, o biriktirdikleri malların kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Aksine bu, onlar için pek kötüdür. Bu derece cimrice sarıldıkları şey, kıyamet günü boyunlarına tasma gibi geçirilecektir. Zira göklerin ve yerin mirası Allah’ındır; hepsi O’na kalacaktır. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.” Abdullah b. Mes‘ûd, başka bir seferde de Resûlullah’ın (s.a.v.) buna uygun olarak aynı ayeti okuduğunu söyledi. Resûlullah (s.a.v.): “Müslüman kardeşinin malını yemin ederek kendi zimmetine geçiren kişi, Allah’a O kendisine kızgın olduğu hâlde kavuşacaktır.” buyurdu ve buna uygun olarak Âl-i İmrân sûresinin 77. ayetini okudu: “Doğrusu, Allah’a karşı verdikleri sözü ve yeminlerini az bir menfaat karşılığında değiştirenler var ya; işte onlar öteki dünyanın nimetlerinden faydalanamayacaklardır. Allah kıyamet günü onlarla ne konuşacak ne yüzlerine bakacak ne de onları günahlarından arındıracaktır. Onlar için acıklı bir azap vardır.” Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Hadiste geçen “şücâ‘-ı akra‘” sözü, yılan demektir.