سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ يَقُولُ مَرِضْتُ فَأَتَانِي رَسُولُ اللَّهِ ﷺ يَعُودُنِي وَقَدْ أُغْمِيَ عَلَىَّ فَلَمَّا أَفَقْتُ قُلْتُ كَيْفَ أَقْضِي فِي مَالِي فَسَكَتَ عَنِّي حَتَّى نَزَلَتْ ( يُوصِيكُمُ اللَّهُ فِي أَوْلاَدِكُمْ لِلذَّكَرِ مِثْلُ حَظِّ الأُنْثَيَيْنِ )
Câbir b. Abdullah’ın şöyle dediğini işittim: Hastalanmıştım. Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) beni ziyarete geldi. Ben kendimden geçmiş, baygın durumda idim. Ayılınca, “Malım konusunda nasıl hareket edeyim?” diye sordum. Bana cevap vermeyip sustu. Nihayet şu ayet nazil oldu: “Allah size çocuklarınız hakkında erkeğe iki kadının payı kadarını vermenizi emreder.”